22 Mayıs 2017 Pazartesi

ÖLÜM SESLERİ

İnsanoğlu merhaba ben riyakar,


Hep  benden bahis ettiniz en olmadık yalanlarınıza ''bağlaç'' görevi gördüm.

Şimdi anlatacağım benim gerçek hikayemdir. 

Ben Mezopotamya'da dünyaya geldim ilk geldiğim zamanlar adım Riy idi, Babam koymuştu bu adı.

Riy benim doğduğum aile için iki demekti, ben ailenin ikinci çocuğuydum.

Doğduktan iki gün sonra babam bizi terk etti başka bir krallığa gitti.

Köyümüzde herkes Riy'a  yüzünden gitti diyorlardır, Annemde bu söylentilere inanıyordur.

Bu arada köyde adım artık Riya olmuştu herkes bana Riya diyordu.

Annem benim temizlemem için, Aşur tapınağına bıraktı.



Aşur tanrısına sürekli dua edip enteresan giysiler giyiyorduk Aşur tanrısına sürekli törenler düzenliyorduk ama sanki Aşur bizi duymuyordu.

Bir gün Aşur için tapınırken büyük düşünüre Aşura bu kadar tapınırken neden sürekli savaşlarda kaybettiğimizi, hasatlarımızın verimsiz geçtiğini, sordum.

Büyük düşünür bu soruma çok kızmıştı bana Riya bunları düşünmek senin gibi bir öğrencinin vazifesi değil dedi,

Aşura tapınırken önemsenirken, sorgulayınca neden önemsiz bir öğrenci oluyordum ki?

O günden sonra artık Aşura tapınmak istemiyordum, Aşur yalancıydı ve bu yalanı herkesin bilmesi gerekirdi.

Ayrıldım Aşur tapınağından, insanlara Aşurun yalancı olduğunu söyledim, büyük düşünürün bile ne yaptığını bilmediğini söyledim.

İnsanlar, büyük düşünürden daha sert dille beni yanlarından kovdular, onlara neden bu kadar tapınırken hiçbir zaman mutlu olamadığımızı, aç kaldığımızı ve kötü büyülerin insanlarımızı öldürmesini, anlamsızlığından bahis ettim insanlara, insanlar Riya, Aşur seni lanetlemiş dediler.

Lanetlenmiş insanların adlarının sonuna ''kar'' eklenirdi insanlar içinde yeri belli olsun diye.

Artık adım Riya kar idi,

Ayrıldım köyümden ama adımdan kaçamadım insanlar Riya kar diyorlardı.

Kimse beni yanında istemiyordu, iş vermiyordu bende bu çarpıklığa dayanamadım bu çarpıklığı anlatmak için kral Kaldenin huzuruna çıkmak istedim.

Kral Kalde bir gün çarşımızda gezerken önüne atladım.

Muhafızları hemen beni yakaladı ve yere yatırdılar, Kalde durduğu yerden durun! diye bağırdı.

Kalde yanıma geldi ve sen kimsin kral Kaldenin önüne çıkacak kadar korkusuzsun,

Halk oradan bağırdı bu Riya kar, delidir kralım,

Kalde muhafızlarına, kaldırın bu Aşura inanmayanı dedi. Yüzüme bakıp söyle, derdin nedir dedi.

Aşur yalancı ve varlığından bile şüpheliyim, büyük düşünür bile onun hakkında soruları doğru düzgün yanıtlayamıyor. Aşur kötülükleri örtmek için, uydurulmuş umut-sal bir maskedir, Aşur halkın susturulması ve bastırılması için düşünürlerin uydurduğu bir masal ve sizde bu masal...

Kalde kızdı ve muhafızlarına öldürün emri verdi.

Aşurun sorumsuzluğunu kimse kabul etmiyordu ve halk mutlu olmuştu, hemen orada kafam ayrıldı vücudumdan Riyakar öldü diye halk sevinmeye başladı, onlar için Aşurun kızdığı bir kötü büyü idim

.

Kafam bedenimden ayrılınca artık ses olmuştum, insanlar her Riyakar dediklerinde ben o seste yaşıyordum.

Riyakar dendikçe kötü olaylara şahit oluyordum.

Kardeşlerimde olmuştu bu süre içinde ''Kaypak, Yalancı, Sahtekar'' hepimiz yan yana anıldık çoğu zaman.

En son kardeşimin adı ise;

İkiyüzlülük.

En sevdiğim kardeşim olmuştu onunda hikayesi benimki gibiydi, İkiyüzlülüğün  tapındığı tanrı'da yoktu ama İkiyüzlülükte inandıramamıştı.

Adımızın seslerine hapis olmuştuk, adımıza yüklenen kötü anlamları madde aleminde yaşıyorduk.

Ben Riy;

Ailem beni Riya bilir;

Sizler ise Riyakar dersiniz.

Ben doğruları söyleyip sesime hapis oldum, sizler ise yalanları söyleyip benim hapishanem oldunuz.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Toplam Ziyaretçi

Günün Videosu

Yazın Bize

Ad

E-posta *

Mesaj *